Ağacın kurdu içinde olur atasözü, bir kişinin başına gelen en ağır kötülüklerin çoğu zaman uzaktan değil, kendi yakın çevresinden geldiğini anlatmak için kullanılır. Tıpkı bir ağacı dışarıdan değil, gövdesinin içine yerleşen kurdun kemirip çürütmesi gibi, insana da asıl zararı çoğu kez güvendiği, sevdiği kişiler verebilir.
Bu söz genellikle bir aileden, yakın arkadaşlardan ya da birlikte çalışılan kişilerden gelen ihanetlerin, kıskançlıkların yarattığı kırgınlığı anlatırken söylenir. Dışarıdaki bir düşmana karşı insan kendini koruyabilir; ama kötülük, kapısını açtığı, sofrasına aldığı birinden geliyorsa onu önceden fark etmek çok daha zordur.
Atasözü aynı zamanda sessiz bir uyarı taşır: İnsan, en çok güvendiği kişilere bile her şeyini açarken biraz temkinli olmalı, çevresindekilerin niyetini zamanla tanımayı öğrenmelidir.
Ağacın kurdu içinde olur atasözü için örnek kullanım:
Mehmet’in yıllarca emek verip büyüttüğü işi batıran, rakipleri değil, en çok güvendiği ortağı oldu; şirketin bütün hesaplarını gizlice karşı tarafa o taşımıştı. Olanları duyan yaşlı babası uzun uzun başını salladı ve Ağacın kurdu içinde olur demekle yetindi.