“Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez” atasözüyle anlatılmak istenen, başkalarından gelecek yardımın ne yeterli ne de zamanında olacağıdır. Bu söz, kişinin kendi gereksinimlerini bizzat karşılaması gerektiğini; dışarıdan beklenen desteğe fazla güvenmenin sonuçsuz kalabileceğini vurgular.
Atasözü, bir iş veya sıkıntı karşısında başkalarına muhtaç olarak bekleyen kimselere uyarı amacıyla söylenir. İçindeki “öğün” imgesi, başkasının uzattığı yardımın gerçek bir doyum sağlamayacağını ustalıkla anlatır. Üstelik o sınırlı destek bile zamanında gelmeyebilir; bu durum kişiyi hem eli boş hem de geç kalmış bırakır.
Gündelik yaşamda, zor bir dönemden geçerken yakınlarından yardım umarak harekete geçmeyi erteleyenlere bu söz sıkça anımsatılır. Öz güvene dayalı hareket etmenin ne denli değerli olduğunu yalın ama etkili biçimde ortaya koyar.
Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez atasözü için örnek kullanım:
Kerem, çatısından akan evi için aylarca amcasının yardımını bekledi; ancak amca hem az hem geç geldi. Annesinin “Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez” dediğini o an anladı ve ustayı kendisi tuttu.