“Horoz ölür, gözü çöplükte kalır” atasözü, insanın ömrünün son demlerine ulaşmış olsa bile içinden kopamadığı alışkanlıklarını ve tutkularını sürdürdüğünü anlatmak için kullanılır.
Bu atasözü özellikle yaşı ilerleyen ama gençliğinden bu yana edindiği alışkanlıklarını bırakamayan kişiler için söylenir. Sevilen şeyler zamanla insanın kimliğinin bir parçası hâline gelir; yaş ya da koşullar bu derin bağı kolayca koparamaz. Atasözündeki mecaz güçlüdür: Horoz tüm hayatı boyunca çöplükte yiyecek arar; ölüm anında bile gözleri o tanıdık köşeye yönelir. Bu çarpıcı tablo, alışkanlıkların ne denli derinden kök salabileceğini gözler önüne serer.
Günlük yaşamda bu söz; hasta yatağında bile sevdiği futbol maçını izleyen bir büyükbaba için ya da emeklilikte de her sabah gazetesini almadan güne başlayamayan biri için rahatlıkla kullanılabilir. İnsanın özüne işlemiş sevdaları, ne denli yorulmuş veya yaşlanmış olursa olsun kolay kolay silinmez.
Horoz ölür, gözü çöplükte kalır atasözü için örnek kullanım:
Emekli olduktan sonra bile Kerem, her sabah erkenden kalkıp kahvaltısını yaparken radyodan haber dinlemeyi bırakmadı. Eşi ona ‘Horoz ölür, gözü çöplükte kalır, sen yıllardır böylesin’ dedi; Kerem sadece güldü ve sesi bir tık daha açtı.