Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez atasözü, karnı acıkmış bir insanın da canı bir şey çekmiş çocuğun da beklemekten anlamadığını dile getirir. Açlık temel bir ihtiyaçtır; ne kadar haklı bir sebep söylersen söyle, aç kalan kişiyi oyalamak pek kolay değildir. Çocuk da bir isteğe kapıldığında onu sonraya bırakmayı beceremez, gözüne kestirdiği şeyi hemen, tam o an ister.
Bu söz, çoğu zaman ‘biraz bekle, sonra olur’ demenin işe yaramadığı anlarda hatırlanır. Hem açlığın hem de çocuk arzusunun ne kadar doğal ve aceleci olduğunu anlatır; böylece bu iki hâle karşı sabırlı ve anlayışlı olmak gerektiğini öğütler. Günlük hayatta, yemeği gecikince huysuzlanan biriyle ya da oyuncağını o saniye isteyen bir yavruyla karşılaşınca bu atasözünün ne kadar yerinde olduğunu görürüz.
Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez atasözü için örnek kullanım:
Elif, misafirler gelmeden yemeği yetiştirmeye çalışırken küçük oğlu mutfakta ayağına dolanıp durmadan acıktığını söylüyordu. Annesi ne kadar biraz sabretmesini istese de çocuk dinlemiyor, istediğini hemen o an bekliyordu. Sonunda gülümseyip aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez diye söylendi ve oğlunun önüne bir dilim ekmek koyuverdi.