Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü atasözü, birini gereğinden fazla sıkıştırıp öfkelendirmemek gerektiğini, yoksa öfkelenen kişinin içinde saklı tuttuğu kırıcı sözleri ve sırları ortaya dökebileceğini anlatır.
Genellikle bir tartışmanın kızıştığı, tarafların birbirini iyice zorladığı anlarda söylenir. Sözdeki kutu, kişinin içinde biriktirdiği kırgınlıkları, bildiği sırları ve normalde söylemekten kaçındığı gerçekleri temsil eder. Karşı taraf üstelemeyi sürdürürse bu kutu açılır; geri alınamayacak, ilişkiyi zedeleyecek sözler dökülür ağızdan.
Bu yönüyle atasözü çoğu zaman bir uyarı, hatta üstü kapalı bir gözdağı niteliği taşır. Kişi bununla, beni daha fazla kışkırtma, yoksa ikimizin de sonradan pişman olacağı şeyler duyarsın demek ister; bu yüzden söz, dolaylı ve sakin bir uyarı olarak kullanılır.
Açtırma kutuyu, söyletme kötüyü atasözü için örnek kullanım:
Mehmet, kardeşiyle yıllar önce yaşadıkları o olayı durmadan yüzüne vuruyordu. Sonunda annesi araya girip açtırma kutuyu, söyletme kötüyü dedi; çünkü o eski tartışmanın altında herkesin unutmak istediği başka kırgınlıklar da yatıyordu.