Ağlayanın malı gülene hayır etmez atasözü, bir kişinin hakkını çiğneyerek ele geçirilen malın, onu alan kimseye gerçek bir fayda sağlamayacağını anlatmak için söylenir. Yani başkasının emeğini, parasını ya da eşyasını zorla veya hileyle elde eden kişi o varlıkla huzur bulamaz; er ya da geç bedelini öder.
Buradaki ‘ağlayan’, malını haksızca yitiren ve bu yüzden üzülen tarafı; ‘gülen’ ise o malı alıp keyiflenen kişiyi temsil eder. Söz çoğunlukla birinin başkasını mağdur ederek haksız bir kazanç sağladığı durumlarda hatırlatılır. Verilmek istenen ders açıktır: haksızlıkla toplanan hiçbir şey kalıcı bir mutluluk getirmez, mazlumun çektiği sıkıntı bir gün o malı alana da dert olur.
Günlük hayatta miras kavgalarında, sınır anlaşmazlıklarında ya da güveni kötüye kullanma olaylarında bu söze sıkça başvurulur. Hem haksızlığa uğrayanı teselli eder hem de haksızlık yapanı nazikçe uyarır.
Ağlayanın malı gülene hayır etmez atasözü için örnek kullanım:
Komşusunun tarlasının bir köşesini sessizce kendi arazisine katan Kerem, ilk yıl sevinçten havalara uçmuştu. Ne var ki o topraktan ne doğru dürüst ürün alabildi ne de içi rahat etti. Sonunda ağlayanın malı gülene hayır etmez deyip pişmanlıkla hakkı olmayan yeri geri verdi.