Ah alan onmaz atasözü, başkalarını üzüp onların bedduasını üzerine çeken kişinin hayatının bir türlü düzelmeyeceğini, peşini darlıkların bırakmayacağını anlatır.
Buradaki ‘ah almak’, haksızlığa uğrattığımız birinin içinden geçirdiği o sessiz sızıyı, derin üzüntüyü üstümüze çekmek demektir. Atasözü genellikle güçsüzü ezen, başkasının hakkını yiyen, kimseye acımayan kimseler için söylenir. Verdiği ders açıktır: birine yaptığımız kötülük, bir gün dönüp kendi huzurumuzu da bozar; bu yüzden kimseyi gözyaşına boğmamak gerekir.
Günlük hayatta da emeğini sömürdüğü kişiye haksızlık eden ya da çevresini sürekli inciten biri için ‘bakalım, ah alan onmaz’ deriz; yani yaptıklarının er geç dönüp başına dert açacağına inanırız.
Ah alan onmaz atasözü için örnek kullanım:
Komşumuz Kerem, yıllarca yanında çalıştırdığı çırağının emeğini hiç ödemeden onu kapı dışarı etmişti. Aradan zaman geçti; kurduğu her iş elinde patladı, bir türlü dikiş tutturamadı. Annem bunu duyunca ah alan onmaz dedi, o çocuğun bedduasının tuttuğuna inanıyordu.