“At ölür meydan kalır; yiğit ölür şan kalır” atasözü, insanın ölümünün kaçınılmaz olduğunu, ancak değerli işler yapan, erdemli bir yaşam süren kimselerin bu dünyadaki izlerinin yaşamaya devam ettiğini anlatır. At ne kadar güçlü olursa olsun ölür; geriye yalnızca koştuğu meydan kalır. Yiğit insan ise arkasında bir şan, bir hatıra, bir değer bırakır.
Bu atasözü; cesaret, fedakârlık veya erdem gerektiren işler yapan kişilerin onurunu vurgularken bir yandan da herkese düşündürücü bir mesaj verir: Yaşanılan ömrün değeri, onun uzunluğuyla değil, geride bıraktığı anlamlı izlerle ölçülür. Özellikle vatanı, toplumu ya da bir davası uğruna emek veren insanlar için söylenen bu söz, onların hatırasını yaşatmanın en güzel ifadelerinden biridir.
Günlük hayatta büyüklerin anısını anarken, tarihe geçmiş önemli şahsiyetlerden söz ederken ya da bir gence örnek olmaya çalışırken bu atasözüne sıkça başvurulur. Kalıcı olan maddi varlık değil, iyi niyet ve erdemli davranışlardır; bu atasözü de bizi o gerçeğe davet eder.
At ölür meydan kalır; yiğit ölür şan kalır atasözü için örnek kullanım:
Kerem, dedesinin vefatının yıl dönümünde onun kurduğu kütüphaneyi ziyaret etti; rafları dolduran kitaplara bakarken gözleri doldu. Yanındaki komşusu, “At ölür meydan kalır; yiğit ölür şan kalır” dedi usulca. Dedesinin adı o kütüphanenin duvarlarında yaşamaya devam ediyordu.