Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur atasözü, sahip olunan her şeyin ilgi ve özen gerektirdiğini anlatır. Bir bağın verimli ürün vermesi için sürekli çalışılması, budanması ve sulanması gerektiği gibi, hayattaki değerli şeyler de ihmal edildiğinde zamanla yok olur gider.
Bu atasözü genellikle bir işi, ilişkiyi ya da mülkü savsaklayan kişilere hatırlatma amacıyla söylenir. Arkadaşlık olsun, iş yeri olsun, bahçe olsun; düzenli ilgi görmezse gelişmek bir yana, elde olanı korumak bile mümkün olmaz. Atasözündeki ‘bağ’ ve ‘dağ’ arasındaki zıtlık, düzenli emeğin yarattığı değeri ve ihmâlin yol açtığı çöküşü son derece çarpıcı biçimde ortaya koyar.
Özellikle kırsal kültürde bağ-bahçe işleriyle şekillenen bu söz, günümüzde çok daha geniş bir anlam taşımaktadır. Bir projede, bir evde ya da bir insan ilişkisinde gösterilen sürekli çabanın önemine dikkat çekmek için hâlâ sıkça başvurulan bir öğüttür.
Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur atasözü için örnek kullanım:
Kerem, dedesinden kalma zeytinliğe yıllarca uğramamıştı; geçen yaz gidip baktığında ağaçların yarısının kuruduğunu görünce içi sızladı. Yanındaki komşu, ‘Bakarsan bağ bakmazsan dağ olur, oğlum’ dedi sessizce. O günden sonra Kerem her mevsim zeytinliğe gitmeye söz verdi kendine.