Dilencinin torbası dolmaz atasözü, başkalarından sürekli bir şeyler beklemeye ve almaya alışmış kişilerin hiçbir zaman doyuma ulaşamayacağını anlatır.
Bu söz, yardım almayı alışkanlık haline getirmiş, emek vermeksizin başkalarının iyiliğine yaslanarak yaşayan kimseler için kullanılır. Ne kadar verilirse verilsin tatmin olmayan, hep daha fazlasını isteyen bu tutum karşısında duyulan hayal kırıklığını da yansıtır. Atasözündeki torba imgesi, dipsiz bir çukur gibi hiç dolmayan, her daim boş kalan bir isteği simgeler.
Günlük hayatta bu atasözü çoğunlukla, birinden sürekli maddi ya da manevi destek bekleyen; ancak ne alırsa alsın hep yetmez diyen biri söz konusu olduğunda akla gelir. Verilen her şeyin yeni bir isteğin kapısını araladığı bu döngüden kaçınmanın yolu, sınır koymaktan geçer.
Dilencinin torbası dolmaz atasözü için örnek kullanım:
Kerem, yıllardır her maddi sıkıntısında komşusu Ahmet’ten yardım ister; Ahmet de elinden geleni yapar. Ancak bir gün Ahmet’in eşi, bu adama ne versek yetmiyor, dilencinin torbası dolmaz diyerek yardımları kesmelerini önerdi. O günden sonra Kerem’in talepleri de azalmaya başladı.