“Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane” atasözüyle anlatılmak istenen, ölümün insanın üzerine mutlaka geleceği ve bunu gerçekleştiren nedenin bu kaçınılmaz gerçeği değiştirmeyeceğidir. Hangi hastalık, kaza ya da olay olursa olsun, bunlar ölümü açıklamaz; yalnızca onu getiren araçlardır.
Bu atasözü özellikle sıradan ya da beklenmedik bir nedenle kaybedilen birinin ardından söylenir. “Keşke o gün dışarı çıkmasaydı”, “keşke o ilacı almasaydı” gibi sorgulamalar doğal olsa da atasözü şunu hatırlatır: vakit geldiyse gelmişti, öne çıkan neden yalnızca bir bahanedir. Hayatın sonunun öngörülemez olduğunu kabullenmenin bir yolu da bu sözde saklıdır.
Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane atasözü için örnek kullanım:
Kerem’in dedesi küçük bir soğuk algınlığının ardından aniden hayatını kaybedince aile derin bir şaşkınlık yaşadı. Annesi derin bir iç çekişle “Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane” dedi; zamanı gelmişti, sebep ne olursa olsun sonuç değişmeyecekti.