Eceli gelen köpek cami duvarına işer atasözü, toplumun dokunulmaz kabul ettiği değerlere ya da kutsal sayılan mekânlara zarar veren, bunları aşağılayan kişinin o topluluk içinde artık barınamayacağını anlatır.
Bu atasözü, özellikle bir kişinin içinde yaşadığı çevrenin ortak değerlerine karşı saygısızca davrandığı durumlarda kullanılır. Atasözündeki köpek imgesi, ölüm döşeğinde olduğu için artık hiçbir şeyin farkında olmayan, sınırları tanımayan bir varlığı simgeler. Tıpkı bu köpek gibi, kutsal sayılan şeylere saldıran ya da onları tahrip eden kimse de çevresinin öfkesini çeker ve bulunduğu yerde tutunamamaz.
Günlük dilde bu atasözü; aile büyüklerini aşağılayan, dini veya milli değerleri çiğneyen ya da topluluğun ortak ahlak anlayışına meydan okuyan kişiler için söylenir. Bir tür hesap günü uyarısı gibi çalışır; toplumun gözünde aşılan bir sınırın bedelinin mutlaka ödeneceğini hatırlatır.
Eceli gelen köpek cami duvarına siyer (işer) atasözü için örnek kullanım:
Kerem, yıllarca büyüdüğü mahalledeki herkesin saygı duyduğu ihtiyar öğretmeni alenen aşağıladığında komşular sert bir sessizliğe büründü. Kimse ona selam vermez, kapısını çalmaz oldu; sonunda Kerem o mahallede tutunamayıp taşınmak zorunda kaldı. Büyükler, eceli gelen köpek cami duvarına işer derken boşuna söylememişti.