“Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar” atasözüyle anlatılmak istenen, yoksulların elindeki imkânların hep yetersiz kaldığı, aynı koşullar söz konusu olsa bile varlıklıların çok daha fazlasını elde ettiğidir. Bu söz, kısmetinin hep dar olduğunu düşünen insanların dile getirdiği bir hayıflanmayı yansıtır.
Atasözündeki tavuk imgesi, gündelik yaşamdan alınmış somut bir mecazdır. Zenginlerin kümesindeki tavuk bol bol yumurtlarken, yoksulun tavuğu yalnızca birer birer verir; aradaki fark sermayeden değil, kaderden kaynaklanıyormuş gibi görünür. Bu bakış açısı, toplumsal eşitsizliğin sıradan bir gözlemden doğduğunu ortaya koyar.
Atasözü en çok, bir girişimin ya da emeğin beklenen karşılığı vermediği anlarda, işlerin sürekli ters gittiğini hisseden kişilerin ya da onların yakınlarının söyleminde yer bulur. Hem bireysel bir kader serzeniştini hem de daha geniş bir toplumsal eşitsizlik eleştirisini barındıran bu söz, yüzyıllardır geçerliliğini koruyan bir halk gözlemidir.
Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar atasözü için örnek kullanım:
Kerem, aynı pazarda aynı meyveleri satan komşusunun kasasının her akşam dolup taştığını görüyordu; kendisininki ise hâlâ yarım kalıyordu. Omuz silkti ve “Fukaranın tavuğu tek tek yumurtlar,” dedi kendi kendine, eve dönerken.