“Güzellik ondur, dokuzu dondur” atasözü, dış görünüşe verilen önemin, aslında geçici ve yüzeysel bir etki olduğunu ifade eder. İnsanların dikkatini çekmek için yaptıkları abartılı güzelleştirme çabalarının, asıl güzelliğin, yani karakterin ve iç huzurun gölgesinde kalmasına gönderme yapar.
Bu atasözü genellikle dış görünüşe aşırı önem veren kişilere söylenir. Saçma sapan makyajlar, abartılı kıyafetler veya estetik operasyonlarla elde edilen geçici bir güzelliğe sığınanlara karşı bir uyarı niteliğindedir. Asıl önemli olanın iç güzellik, dürüstlük ve iyi niyet olduğunu hatırlatır. Günlük hayatta, birinin gösterişli görünümü karşısında, aslında bu güzelliğin ne kadar yapay olduğunu fark ettiğimizde bu atasözü aklımıza gelebilir.
Güzellik ondur, dokuzu dondur atasözü için örnek kullanım:
Ayşe, doğum günü partisine gitmek için saatlerce hazırlanmıştı. Yüzüne kalın bir makyaj yapmış, gözlerini simsiyaha boyamış ve üzerine de çok dar bir kıyafet giymişti. Kerem, Ayşe’yi görünce gülümsedi ve içinden “Güzellik ondur, dokuzu dondur,” diye düşündü. Asıl önemli olanın Ayşe’nin içindeki neşeli ve samimi kişiliğinin ortaya çıkmasıydı.