Mahkeme kadıya mülk değil atasözü, hiçbir makamın orada bulunan kişiye sonsuza dek ait olmadığını anlatmak için kullanılır. Bugün bir görevin başında oturan kişi, o koltuğu yalnızca geçici olarak emanet almıştır; eninde sonunda yerini bir başkasına bırakacaktır.
Bu söz, çoğu zaman gücüne ya da konumuna fazlaca güvenip kendini vazgeçilmez sanan kişilere bir uyarı niteliği taşır. Eldeki yetki kalıcı değildir; insan, vakti dolduğunda görevini bir sonrakine gönül rahatlığıyla teslim etmeyi bilmelidir.
Atasözündeki kadı, eskiden davalara bakan bir görevliyi anlatır. Nasıl ki o, mahkemeyi ömür boyu elinde tutamıyorsa, hiçbir makam sahibi de oturduğu koltuğu kalıcı bir mülk gibi göremez; bunu unutmamak hem alçakgönüllülük hem de olgunluk ister.
Mahkeme kadıya mülk değil atasözü için örnek kullanım:
Belediyedeki uzun yıllarını tamamlayan müdür, koltuğunu genç bir meslektaşına devrederken hiç hayıflanmadı. Çevresindekilere gülümseyerek mahkeme kadıya mülk değil dedi ve odasını huzur içinde boşalttı. Mehmet, müdürünün bu olgun tavrını yıllarca örnek aldı.