Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır atasözü, mart ayında havaların ısınmaya başlamasına aldanıp baharın tümüyle geldiğini sanmanın yanıltıcı olduğunu anlatmak için kullanılır. Bu ayda güneşli günlerin ardından beklenmedik bir soğuk bastırabilir; öyle ki ısınmak için elinizde ne varsa, hatta kazma ve kürek gibi araçları bile yakmak zorunda kalabilirsiniz.
Atasözü, ilk sıcak günlerde kışlık hazırlıklarını bir kenara bırakanlara bir uyarı niteliğindedir. Mevsimin tam olarak döndüğünden emin olmadan tedbiri elden bırakmamak gerektiğini hatırlatır. Günlük hayatta, henüz tam güvenli olmayan bir duruma erken sevinen birine ‘acele etme, işin sonunu görelim’ demek için de söylenebilir.
Sözdeki kazma kürek imgesi, soğuğun şiddetini abartılı ama çarpıcı bir biçimde anlatır; insan en sağlam aletlerini bile ateşe atacak kadar çaresiz kalabilir. Böylece atasözü, baharın kapıda görünse de kışın bir anda geri dönebileceğini hatırlatarak hazırlıklı olmayı öğütler.
Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır atasözü için örnek kullanım:
Mart başında havalar ısınınca Kerem, sobasını söndürüp odunları kenara ayırdı. Birkaç gün sonra lapa lapa kar yağmaya başlayınca evde tir tir titrediler. Babası, ‘Boşuna dememişler, mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır; mevsime güvenilmez’ diye söylendi.