Mart ayı dert ayı atasözü, mart geldiğinde havaların bir o yana bir bu yana değişmesi yüzünden insanların kolayca hastalanması anlamında kullanılır. Kışın bittiği ama baharın henüz tam yerleşmediği bu dönemde sabah serin, öğle sıcak, akşam ise yağmurlu bir hava yaşanabilir. Vücut bu ani geçişlere ayak uyduramayınca grip, nezle gibi rahatsızlıklar çoğalır.
Söz, çoğunlukla mart gelince üşütüp yatağa düşenleri ya da peş peşe hastalanan aile bireylerini görünce dile getirilir. İçinde hem bir uyarı hem de bir teselli vardır: Giyimine dikkat et, soğuğa karşı tedbirli ol; yine de hastalanırsan üzülme, çünkü bu ayın tabiatı böyledir. Mevsim geçişinin getirdiği yorgunluğu ve sağlık sıkıntılarını kısa bir cümleyle özetler.
Mart ayı dert ayı atasözü için örnek kullanım:
Mart başında Ayşe’nin iki çocuğu birbiri ardına grip oldu, derken kendisi de öksürmeye başladı. Durumu duyan annesi telefonda gülerek, mart ayı dert ayı olduğunu, bu mevsimde hepsinin sırayla hastalanmasının olağan sayılması gerektiğini söyledi. Ayşe de çorbasını kaynatıp çocuklarına kalın kazaklarını giydirerek baharın yerleşmesini beklemeye başladı.