Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz atasözü, bir konuya gönülden ilgi duymayan kişinin o uğraşın hiçbir ayrıntısına kulak vermeyeceği anlamında kullanılır. İçinde isteğin bulunmadığı bir iş, insanın dikkatini hiçbir biçimde çekmez.
Bir şeyi içtenlikle benimsemeyen birinin, o şeye dair çağrıları, uyarıları ya da fırsatları fark etmemesi son derece olağandır; ilgi olmayınca dikkat de kendiliğinden başka yöne akar. Bu söz, çoğunlukla birini istemediği bir işe yöneltmeye çalışıp karşılık bulamayan kişilere, çabalarının boşa gittiğini anlatmak için söylenir.
Atasözündeki ezan, insanı bir şeye davet eden dış sesi; namaza meyil ise içten gelen isteği simgeler. İçeride istek yoksa dışarıdaki hiçbir çağrının yankı bulmayacağını sıcak bir dille hatırlatır.
Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz atasözü için örnek kullanım:
Kerem, oğlunu mühendislik okuması için aylarca ikna etmeye çalıştı; broşürler getirdi, üniversiteleri tek tek gezdirdi. Ama çocuğun aklı fikri müzikteydi, anlatılanların hiçbirini dinlemiyordu. Annesi en sonunda, namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz deyip bıraktı da çocuk kendi yolunu seçti.