Acıkmış kudurmuştan beterdir atasözü, bir şeyden uzun süre mahrum kalan kişinin sonunda ona kavuştuğunda kendini tutamayıp aşırıya kaçacağını anlatmak için kullanılır. Böyle biri adeta gözü dönmüş gibi davranır; başka hiçbir şeyi düşünemez, yalnızca o eksikliği bir an önce kapatmaya bakar.
Sözdeki açlık yalnızca yemekle sınırlı değildir. Para, ilgi, sevgi ya da herhangi bir ihtiyaçtan uzun süre yoksun kalmak da insanı benzer bir hâle sürükleyebilir. Buradaki kudurmuşluk benzetmesi, bu isteğin ne kadar şiddetli ve dizginlenmesi zor olduğunu vurgular; çünkü uzayan yokluk, kişinin sağduyusunu bir süreliğine bastırabilir.
Genellikle birinin uzun zamandır uzak kaldığı bir şeye birdenbire saldırırcasına yöneldiğini gördüğümüzde, bu davranışı hem açıklamak hem de bir parça hoş görmek için söylenir.
Acıkmış kudurmuştan beterdir atasözü için örnek kullanım:
Kerem üç gündür sınav telaşıyla doğru dürüst bir şey yiyememişti. Sınav biter bitmez soluğu lokantada aldı, önüne gelen her tabağı bir çırpıda silip süpürdü. Arkadaşları gülüşerek, acıkmış kudurmuştan beterdir deyip onu rahat bıraktılar.