“Babası oğluna bağ bağışlamış, oğlu babasına bir salkım üzüm vermemiş” atasözü, büyüklerin yaptığı fedakârlıkların ve verilen değerli nimetlerin bazı çocuklar tarafından hiçe sayılmasını anlatır. Kişinin kendi çıkarına sunulan büyük iyiliklere karşın en küçük bir vefayı bile göstermemesi bu atasözünün özündedir.
Bu söz özellikle minnet duymayan, aldıklarının farkında olmayan gençler için söylenir. Bir bağı, yani geçimini sağlayacak bir varlığı oğluna hediye eden baba, karşılığında bir salkım üzüm bile bulamamıştır. Buradaki bağ ve üzüm imgesi, büyük ile küçük arasındaki dengesizliği somut biçimde gözler önüne serer; verilen ile geri dönen arasındaki uçurumu vurgular.
Günlük hayatta ebeveynlerinin her türlü fedakârlığına rağmen onlara sırtını dönen ya da teşekkür etmeyi bile akıl edemeyen bireyleri eleştirmek için kullanılır. Nankörlüğü ve vefasızlığı dile getiren bu atasözü, aynı zamanda büyüklere saygı ve şükran duymanın önemini de hatırlatır.
Babası oğluna bağ bağışlamış, oğlu babasına bir salkım üzüm vermemiş atasözü için örnek kullanım:
Kerem, babası yıllarca çalışıp biriktirdiği araziyi ona devretmişti; ama Kerem bir bayram günü bile babayı arayıp hal hatır sormadı. Köydeki komşular bu durumu görünce “Babası oğluna bağ bağışlamış, oğlu babasına bir salkım üzüm vermemiş” diyerek başlarını iki yana salladı.