“Herkes bildiğini okur” atasözü, insanlara ne kadar öğüt verilirse verilsin, her bireyin sonunda kendi düşüncesi doğrultusunda hareket edeceğini anlatır.
Bu atasözü özellikle bir yakınına ya da arkadaşına yardımcı olmaya çalışıp önerisi dinlenmeyen kişilerin durumunu betimler. Verilen tavsiyenin işe yaramaması, dinleyenin onu kendi süzgecinden geçirip kabul etmemesi hâlinde bu söz söylenir. İçinde bir çaresizlik ve anlayış payı barındırır; kişinin başkasına karışmanın sınırlarını kabullenmesini simgeler.
Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bu durum, aile içinde, iş ortamında ya da arkadaşlıklarda gündeme gelir. İnsan doğasının bir yansıması olan bu atasözü, herkesin kendi deneyimlerini ve değer yargılarını ön planda tuttuğunu hatırlatır.
Herkes bildiğini okur atasözü için örnek kullanım:
Kerem, iş değiştirmeyi düşünen arkadaşı Mehmet’e saatlerce tavsiye verdi; hangi sektörün daha güvenli olduğunu, nasıl bir yol izlemesi gerektiğini anlattı. Ne var ki Mehmet sonunda hiçbirini dikkate almadan kendi bildiği yönde karar verdi. Kerem içini çekip “herkes bildiğini okur” diyerek bir daha akıl vermeye kalkmamaya karar verdi.