Misafir ev sahibinin kuzusudur atasözü, bir kişinin konuk olarak bulunduğu evde ev sahibinin kurallarına ve düzenine saygı göstermesi gerektiğini anlatır. Konuk, gittiği yerde kendi alışkanlıklarını dayatmaz; sofra ve oturma düzeninden yatma saatine, gündelik işleyişe kadar evin kendi akışına uyum sağlar.
Bu söz, çoğunlukla bir yere konuk giden kişiye nazik bir hatırlatma olarak söylenir. Kuzu benzetmesi boyun eğmeyi değil, uysallığı ve sessiz bir saygıyı imler: nasıl ki kuzu sürünün düzenini bozmadan ilerlerse, misafir de bulunduğu evin huzurunu kaçırmadan davranmalıdır.
Günlük hayatta bu söz, tatilde akrabasının evinde kalan ya da bir arkadaşına birkaç günlüğüne konuk olan kişiye yöneltilir. Verdiği ders açıktır: ağırlanmanın değerini bilmek ve ev sahibini zora sokmadan, gülümseyerek geçip gitmek.
Misafir ev sahibinin kuzusudur atasözü için örnek kullanım:
Elif, yaz tatilinde dayısının köydeki evinde kalırken sürekli televizyonun kanalını değiştiriyor, akşam yemeklerini beğenmediğini söylüyordu. Annesi onu kenara çekip misafir ev sahibinin kuzusudur diyerek uyardı; gidilen evde herkesin kendi düzeni olduğunu, ona saygı göstermesi gerektiğini hatırlattı. Elif o günden sonra dayısının kurallarına uyum sağladı.