Söyleyenden dinleyenden arif gerek atasözü, bir sözün kıymetini yalnız anlatanın değil, onu işiten kişinin de kavrayabilmesi gerektiğini anlatır. Yani bilgi, öğüt ya da ince bir ima, ancak karşısındaki kişi onu anlayacak düzeydeyse gerçek değerine ulaşır.
Bu söz, genellikle birinin uyarıyı ya da nasihati hemen kavrayamadığı durumlarda söylenir. Altındaki mesaj, lafı uzatanı küçümsemek değil; dinlemeyi, düşünmeyi ve söyleneni doğru yorumlamayı önemsemektir. Günlük hayatta, espriyi anlamayan ya da ince bir anlatımı yanlış okuyan kişiler için de akla gelir.
Söyleyenden dinleyenden arif gerek atasözü için örnek kullanım:
Mehmet, toplantıda verilen ince eleştiriyi ilk başta şaka sandı. Ayşe, durumu görünce gülümsedi ve söyleyenden dinleyenden arif gerek dedi; çünkü söylenenin ne demek istediğini herkes aynı hızda kavrayamıyordu.