Abur cubur deyimi, karın doyurmak amacıyla değil, çoğunlukla canımız çektiği için gelişigüzel atıştırdığımız, besin değeri düşük yiyecekleri anlatmak için kullanılır. Cips, çikolata, şekerleme ya da bisküvi gibi öğün aralarında tüketilen küçük yiyecekler genelde bu adla anılır.
Bu söz çoğu zaman sağlıklı beslenmeye dikkat çekmek istendiğinde olumsuz bir tonla söylenir. Özellikle anne babalar, çocukları doğru dürüst sofraya oturmayıp bu tür şeylerle oyalandığında uyarı niyetine kullanır. Sürekli abur cubur tüketen birinin gerçek yemeğe iştahı kalmaz; bu yüzden deyim, düzensiz ve özensiz bir yeme alışkanlığını anlatır.
Günlük hayatta hepimiz zaman zaman abur cuburla aramızı iyi tutarız; ancak deyim, bunun bir ölçüsü olması gerektiğini de usulca hatırlatır.
Abur cubur deyiminin örnek kullanımı:
Elif okuldan eve gelir gelmez dolabı açıp cips ve çikolatayı önüne yığdı. Annesi mutfağa girdiğinde, akşam yemeğine az kala bunca abur cubur yediğini görünce böyle giderse sofrada tabağına el bile sürmeyeceğini söyledi. Elif de iştahının kapandığını fark edince annesine hak verdi.