Aman vermemek deyimi, birinin üzerine o kadar sert ve kararlı bir biçimde gitmek demektir ki karşı taraf nefes alamaz, toparlanamaz, hiçbir fırsatı değerlendiremez hale gelir.
Bu deyim genellikle bir rekabet, mücadele ya da tartışma ortamında kullanılır. Rakibine ya da muhatabına en ufak bir boşluk, en küçük bir hareket alanı bırakmayan, üstünlüğünü hiç elden bırakmayan kişiler için söylenir. Spor müsabakalarında baskın oynayan bir takımdan da, iş hayatında rakiplerini köşeye sıkıştıran birinden de bu deyimle söz edilebilir.
Deyimin içindeki “aman” sözcüğü, zor anında dilenilen rahatlamayı, soluklanmayı çağrıştırır. Aman vermemek ise bu soluklanmaya hiç fırsat tanımamak demektir; karşı tarafın “aman!” diyecek anı bile bulmadan baskının sürdürülmesi.
Aman vermemek deyiminin örnek kullanımı:
Devre arası bile olmadan hücuma devam eden ev sahibi takım rakibine aman vermedi; her topun başında baskıyı artırarak rakip kalecinin önünü kapattı. Seyirciler, oyunun ikinci yarısında rakip takımın neredeyse hiç top tutamadığını şaşkınlıkla izledi.