Ayak bastı parası deyimi, bir yere ya da topluluğa dışarıdan katılan kişilerden talep edilen para anlamına gelir. Bu bedel kimi zaman geleneksel bir hoş geldin ritüeli biçiminde kendiliğinden ödenir, kimi zaman ise baskı ve zorlama yoluyla alınır.
Deyim özellikle yeni bir mahalleye taşınan, bir çarşıya dükkân açan ya da belirli bir gruba dahil olan kişiler için kullanılır. ‘Buranın ayak bastı parasını ödemeden iş yapılamaz’ gibi ifadelerde karşımıza çıkar. Hem toplumsal kabul görmek için ödenen sembolik bir bedeli hem de haksız biçimde dayatılan gayri resmi bir ücreti anlatabilir. Bu ikili anlam deyime günlük yaşamda oldukça geniş bir kullanım alanı kazandırır.
Ayak bastı parası deyiminin örnek kullanımı:
Elif, yıllarca çalışıp biriktirdiği parayla şehrin işlek bir sokağında küçük bir kırtasiye açtı. Komşu esnaftan biri gülerek ‘Hoş geldin, artık ayak bastı parasını verdin sayılırsın’ dedi ve elini sıktı.