Az kalsın deyimi, bir şeyin neredeyse gerçekleşeceği ya da gerçekleştiği ancak tam olarak olmadığı durumları anlatmak için kullanılır. Yani bir olay ya da sonuç, gerçekleşmenin tam eşiğine gelmiş fakat son anda bunun önüne geçilmiştir.
Bu deyim genellikle tehlikeli, şaşırtıcı veya önemli bir durumun kılpayı atlatıldığını vurgulamak amacıyla kullanılır. İçinde bir gerilim ve rahatlama duygusu barındırır; dinleyene ‘ne kadar yaklaşmıştık’ mesajını verir. Günlük hayatta beklenmedik bir kaza, kaçırılan bir fırsat ya da ucuz atlanan bir sıkıntı anlatılırken sıkça başvurulan bir ifadedir.
Deyimin içindeki ‘az’ sözcüğü, mesafeyi küçük bir farka indirgerken ‘kalsın’ fiili de bu farkın varlığını, yani yaşananın tam olmadığını ortaya koyar. Bu iki kelimenin birleşimi, dilimizde çok güçlü bir ‘neredeyse’ ifadesi oluşturur.
Az kalsın deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, bisikletiyle köşeyi dönerken az kalsın karşıdan gelen arabaya çarpıyordu; son anda direksiyonu sert kırdı ve kazadan kurtuldu. Eve geldiğinde hâlâ yüreği ağzındaydı.