Beyin yıkamak deyimi, bir kişinin başkasını kendi görüş ve inançlarını benimsemeye yöneltmek için sürekli telkin, tekrar ya da psikolojik baskı uygulaması anlamına gelir.
Bu deyim çoğunlukla olumsuz bir çağrışım taşır; zira söz konusu etkileme çabası karşıdakinin özgür iradesini hiçe sayan bir ısrar içerir. Siyasi propagandadan yakın ilişkilerdeki manipülasyona kadar geniş bir yelpazede bu deyime başvurulabilir. Deyimdeki mecaz da güçlüdür: beyin, mevcut düşünceleri barındıran bir kap olarak hayal edilmiş, yıkamak ise o düşünceleri silip yerlerine başkalarını yerleştirme eylemi olarak tasarlanmıştır.
Birinin düşüncelerini değiştirmeye yönelik her çabanın bu deyim kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmek gerekir; beyin yıkamak özellikle zorlama ya da manipülasyon içeren durumlarda kullanılır.
Beyin yıkamak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, aylardır her akşam yemeğinde aynı siyasi konuları defalarca gündeme getirerek kardeşini kendi görüşlerine inandırmaya çalışıyordu. Annesi bir gün sabredemeyerek araya girdi ve ona beyin yıkamayı bırakmasını söyledi. Kerem biraz mahcup, biraz da şaşkın bir ifadeyle masadan kalktı.