Cami yıkılmış fakat mihrap yerinde deyimi, yaşı ilerlemesine karşın güzelliğini ve çekiciliğini yitirmemiş kişiler için hayranlık duygusuyla kullanılır. Bedeninde zamanın izleri görülse de bakışlarındaki parlaklığı, duruşundaki zarifliği koruyan insanlar bu deyimle anlatılır.
Deyimin içindeki benzetme oldukça güçlüdür: Bir cami zamanla harap olabilir, duvarları çatlayabilir; ama kıble yönünü gösteren mihrap değerini ve anlamını sürdürür. Burada cami yaşlanan bedeni, mihrap ise varlığını koruyan güzelliği simgeler. Bu sayede zamanın getirdiği değişimlere rağmen kişinin özündeki çekiciliğin eksilmediği dile getirilmiş olur.
Bu deyim çoğunlukla iltifat niyetiyle söylenir; yaşını almış ama hâlâ göz alıcı görünen biri için kullanıldığında hem bir beğeniyi hem de zamana karşı durmanın verdiği hayranlığı içinde taşır.
Cami yıkılmış fakat mihrap yerinde deyiminin örnek kullanımı:
Uzun yıllar sonra köye dönen Nermin Hanım’ı görenler şaşkınlıklarını gizleyemedi; saçlarındaki aklar olsa da o derin gözler, o dik duruş değişmemişti. Yaşlıların oturduğu köşeden biri kısık sesle ‘Cami yıkılmış fakat mihrap yerinde’ diyerek başını salladı.