Çantada keklik deyimi, bir hedefe ulaşmanın ya da bir şeyi elde etmenin son derece kolay olduğunu, işin adeta tamamlanmış sayılabileceğini anlatmak için kullanılır. Deyimin özünde avcılık imgesi yatar: keklik zaten çantadadır, yani en zorlu adım çoktan atılmış gibidir.
Bu deyim çoğunlukla birinin bir sonucu peşinen garanti saydığı durumlarda dile getirilir. Bir sınav, bir iş teklifi ya da bir müzakere söz konusu olduğunda kişi kendini çok güçlü bir konumda hissediyorsa, o fırsatı veya kişiyi çantada keklik olarak nitelendirebilir. Zaman zaman bu aşırı güvenin sonuçta hayal kırıklığına yol açabileceğine dair hafif bir uyarı tonu da taşır; yani deyim hem bir rahatlığı hem de gizli bir riski ima eder.
Çantada keklik deyiminin örnek kullanımı:
Elif, karşı firmanın bütçesinin çok kısıtlı olduğunu öğrenince müşteriyi çantada keklik gördü ve teklif hazırlamayı günlerce erteledi. Sonunda toplantıya gittiğinde rakip bir şirketin sözleşmeyi çoktan kapattığını öğrendi.