Dört elle sarılmak deyimi, bir işe tüm benliğiyle adanmak ya da birine derinden bağlanmak anlamına gelir. İki ayrı kullanım alanı olan bu deyim; hem bir mesleğe, hobiye veya göreve gösterilen yoğun ilgi ve gayreti hem de bir kişiye duyulan güçlü sevgi ve bağlılığı aynı anda ifade edebilir.
Deyimdeki ‘dört el’ imgesi, insanın iki elinin ötesine geçen bir çabayı ve sahiplenmeyi simgeler; sanki kişi o işi ya da o ilişkiyi yalnızca iki elle değil, dört elle tutar gibi bir kararlılık içindedir. Yeni bir işe başlayan, uzun süredir hayalini kurduğu bir hedefe yönelen ya da sevdiği birine her koşulda destek olan biri için bu deyim kolaylıkla kullanılabilir.
Günlük konuşmalarda hem övgü hem de gözlem amacıyla dile gelir; bir kişinin enerjisini ve dikkatini bütünüyle tek bir noktaya yönelttiğini anlatmak istediğimizde bu deyime başvururuz.
Dört elle sarılmak deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, emekliliğin ilk ayında kendine ufak bir bahçe edindi ve dört elle sarıldı bu yeni uğraşına; sabahın erken saatlerinden akşama kadar toprakla, fidanlarla ilgilendi.