Ecel teri dökmek deyimi, ani ya da büyük bir tehlikeyle yüz yüze gelindiğinde yaşanan derin korku ve dehşet hâlini anlatmak için kullanılır. İnsan bedeninin ölüm korkusuyla kasılıp bunaldığı bu anlarda fiziksel olarak ter döktüğü düşüncesinden doğan deyim, sıradan bir korkuyu değil; tam anlamıyla içi geçip titremeye neden olan bir paniği tanımlar.
Deyimin içindeki ‘ecel teri’ imgesi, ölümü çağrıştıran, insanı derinden sarsan o çaresizlik anını somutlaştırır. Trafik kazası atlatan biri, yüksekten düşmekten son anda kurtulan biri ya da kendini aniden tehlikeli bir ortamın içinde bulan biri bu deyimi rahatlıkla kullanabilir. Genellikle olayın ardından, o gerilimli anı başkalarına aktarırken söylenir: ‘Az daha eziliyordum, ecel teri döktüm.’ cümlesi hem tehlikenin büyüklüğünü hem de duyulan korkunun yoğunluğunu bir arada dile getirir.
Ecel teri dökmek deyiminin örnek kullanımı:
Elif, ıssız bir cadde ortasında önüne aniden dalan kamyonu görünce frene bastı ve arabayı ağır sürçerek durdurabildi. Eve geldiğinde hâlâ elleri titriyordu; ‘Az kalsın çarpışıyorduk, ecel teri döktüm’ dedi soluk soluğa. O gece uzun süre uyuyamadı.