Elifi görse mertek sanır deyimi, hiç okuma yazma öğrenmemiş, harflerin şeklini bile ayırt edemeyen kimseler için kullanılır. Deyimin içindeki mecaz son derece çarpıcıdır: Elif, Arap kökenli alfabenin ilk harfidir ve düz bir çizgi biçiminde yazılır; mertek ise yapılarda kullanılan uzun, ince ahşap kirişe verilen addır. Okuma yazma bilmeyen biri bu harfe bakınca onu bir ahşap parçasıyla karıştırır, çünkü gözünde yalnızca bir şekil vardır, anlam yoktur.
Bu deyim, çoğunlukla eğitimsizliği vurgulamak amacıyla kullanılır. Birisinin temel eğitimden yoksun olduğunu, yazılı bir metni hiç anlayamayacağını belirtmek için başvurulan bu ifade, zaman zaman ince bir eleştiriyle, zaman zaman da üzüntüyle söylenir. Özellikle okula gidememiş ve hayatını okuma yazma bilmeden sürdürmek zorunda kalmış kimseler söz konusu olduğunda dilden düşmeyen bir söz olmuştur.
Elifi görse mertek sanır deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, köyden gelen amcasına imzalaması gereken belgeyi uzattığında adam başını öne eğdi ve sessiz kaldı; elifi görse mertek sanırdı, okuma yazma hiç öğrenmemişti. Kerem belgeyi yüksek sesle okuyarak amcasına anlattı, o da parmağını belgenin altına bastırdı.