Göz aşinası olmak deyimi, birini arada sırada görmek, ama yakın arkadaş olmak veya derinlemesine tanımak anlamında kullanılır. Yani, o kişiyi uzaktan tanıyoruz, yüz hatlarını hatırlıyoruz fakat hayatımızın bir parçası değil, yakın ilişki içinde değiliz demektir.
Bu deyim genellikle günlük hayatta, tanıştığımız ama çok da yakınlaşmadığımız insanlarla ilgili konuşmalarda karşımıza çıkar. Örneğin, bir mahallede yaşayan, hatta zaman zaman selamlaştığımız ama hayatımızda derin bir etkisi olmayan bir komşumuz göz aşinası olabilir. Bu durum, hem samimiyetin hem de mesafenin bir arada var olduğunu ifade eder.
Göz aşinası olmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif, otobüste yan yana oturduğu Mehmet’e göz aşinası olmuştu. Birkaç kez sohbet etmişler, isimlerini öğrenmişlerdi ama daha fazlası yoktu. Mehmet indiğinde Elif, ‘İyi yolculuklar,’ dedi ve ikisi de birbirlerine kısa bir tebessüm ederek ayrıldılar.