İlk göz ağrısı deyimi, bir ailenin ilk çocuğunu ya da bir kişinin hayatında ilk kez gönül verdiği kişiyi ifade etmek için kullanılır. Deyimdeki ‘göz ağrısı’ imgesi, insanın en hassas olduğu, yitirmekten en çok korktuğu şeyi çağrıştırır; bu nedenle söz, sıradan bir yakınlığın çok ötesinde bir bağlılığı anlatır.
Deyim en sık, anne babanın ilk doğan çocuğuna duyduğu özel ilgiyi ve kıskançlıkla korunan sevgiyi betimlemek için kullanılır. İlk çocuğa gösterilen titizlik ve ayrıcalık, bu sözle hem sevecen hem de hafif ironik bir tonla dile getirilir. Bunun yanı sıra deyim, gençlik yıllarında ilk kez tutulan aşkı ya da o döneme damgasını vuran kişiyi anlatmak için de sıklıkla karşımıza çıkar; her iki kullanımda da ortak olan şey, o kişiye biçilen eşsiz ve kalıcı değerdir.
İlk göz ağrısı deyiminin örnek kullanımı:
Kerem evlenip çocuk sahibi olduğunda, annesinin küçük torununa olan ilgisinin kendisine gösterilen ilginin çok ötesine geçtiğini fark etti; yakınları gülerek ‘Sen onun ilk göz ağrısısın, ama torun başka bir şey’ dedi. Yıllar geçse de Kerem, annesinin gözündeki o özel yerin hep kendisine ait olduğunu bilirdi.