Meydan vermemek deyimi, kötü ya da sakıncalı bir gelişmenin ortaya çıkmasına fırsat tanımamak, böyle istenmeyen bir durumun oluşmasını daha baştan önlemek anlamına gelir. Kişi, henüz başlamamış bir tehlikeyi önceden sezip onu doğmadan, büyümeden durdurduğunda bu söz kullanılır.
Genellikle sorumluluk sahibi, tedbirli kimseler için söylenir; bir olayın kötüye gitmesini istemeyen birinin aldığı önlemi över. Buradaki meydan sözcüğü, bir şeyin gelişip yayılabileceği boşluğu, fırsatı anlatır; o boşluğu kapatan kişi, kötülüğe yer bırakmamış olur.
Günlük hayatta tartışmanın büyümesine, bir hastalığın yayılmasına ya da bir yanlışın yinelenmesini engelleyen tutumları anlatmak için sıkça başvurulan bir ifadedir.
Meydan vermemek deyiminin örnek kullanımı:
Sınıfta iki öğrenci arasında başlayan küçük tartışmayı fark eden öğretmen hemen araya girdi ve kavganın büyümesine meydan vermedi. Olayı yatıştırdıktan sonra herkesi sakinleştirdi; Elif de o gün anlık öfkenin nasıl kontrol altına alınabileceğini gördü.