Meydana gelmek deyimi, bir olayın ya da durumun ortaya çıkması, gerçekleşmesi anlamına gelir. Önceden var olmayan bir şeyin oluşması, ortaya konması ya da vücut bulması da bu ifadeyle anlatılır.
Genellikle beklenmedik bir gelişme, bir kaza, bir değişim ya da yeni bir oluşum söz konusu olduğunda bu deyime başvururuz. Haber bültenlerinde bir depremin ya da kavşakta bir çarpışmanın meydana geldiğini sıkça duyarız. Bir şeyin kendiliğinden ya da birtakım sebeplerin bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını belirtmek istediğimizde de bu kalıbı seçeriz; böylece olayın gerçekleştiğini sade bir dille aktarmış oluruz.
Deyimin temelinde, gizli ya da henüz olmayan bir şeyin gözler önüne, açık bir alana çıkması düşüncesi yatar. Bu yüzden meydana gelmek, bir şeyin görünür hâle gelmesini, varlık kazanmasını da anlatır.
Meydana gelmek deyiminin örnek kullanımı:
Sabah işe giderken kavşakta iki aracın çarpıştığı küçük bir kaza meydana geldi. Mehmet olayı fark edince hemen durup sürücülerin durumunu sordu ve trafik ekiplerine haber verdi. Neyse ki kimsenin canı yanmamıştı, kısa sürede yol yeniden açıldı.