Mumla aramak deyimi, bir kişiyi ya da bir şeyi yoğun bir özlem duyarak, can atarcasına her yerde araştırıp bulmaya uğraşmak anlamına gelir. Çoğu zaman, eskiden değeri tam bilinmeyen ya da kolayca bulunabilen bir şeyin sonradan kıymetinin anlaşılması ve yokluğunun derinden hissedilmesi durumunu anlatır.
Genellikle elden kaçırılan bir fırsat, geride kalan bir dostluk ya da bulunması iyice zorlaşan nitelikli bir insan için söylenir. Deyimdeki mum imgesi, karanlıkta ışık tutarak titizlikle, tek tek aramayı çağrıştırır; böylece aranan şeye ulaşmanın hiç de kolay olmadığını, bunun için büyük çaba harcandığını sezdirir.
Günlük hayatta çoğu kez ‘Böyle dürüst çalışan artık mumla aranıyor.’ türünden cümlelerle, bir özelliğin ne kadar azaldığını ve ne büyük bir hasretle arandığını vurgulamak için kullanırız.
Mumla aramak deyiminin örnek kullanımı:
Mahallenin eski bakkalı kapandığından beri Ayşe, güler yüzle selam veren o esnafı mumla arıyordu. Yeni açılan kocaman marketlerde kimse yüzüne bile bakmayınca komşusuna döndü; eski bakkal amcanın kıymetini şimdi anladığını, böyle bir insanı artık mumla aramak gerektiğini söyledi.