Pata gelmek deyimi, bir oyunda tarafların eşit noktada kalması ya da bir işin sonunda hesapların kapanıp kimsenin alacaklı çıkmaması anlamına gelir. Kısacası, sonuç başa baş olduğunda ya da karşılıklı denge sağlandığında bu deyim kullanılır.
Bu deyim, özellikle rekabetin dengede geçtiği durumlarda veya iki tarafın birbirine borç, iyilik ya da katkı bakımından denk düştüğü anlarda söylenir. Günlük konuşmada, bir tartışmanın uzatılmadan kapanması, yapılan bir yardımla eski bir emeğin karşılanması gibi hallerde karşımıza çıkar. İçindeki mecaz, iki tarafın terazide aynı ağırlıkta durması gibidir.
Pata gelmek deyiminin örnek kullanımı:
Akşam kart oyununda Elif ile Kerem uzun süre çekişti ve sonunda pata geldiler. Ertesi gün Kerem, Elif’in yaptığı iyiliği küçük bir jestle karşılayınca aralarındaki iş de pata geldi.