Ramak kalmak deyimi, bir işin gerçekleşmesine çok az bir süre ya da çok küçük bir fark kalmış olmasını anlatır. Yani sonuç neredeyse ortaya çıkacakken, son anda durum değişir ya da tamamlanır.
Bu söz, genellikle bir fırsatın ucundan dönüldüğü, bir hata yapmanın eşiğinden dönüldüğü ya da bir olayın kıl payı atlatıldığı anlarda söylenir. İçinde hem gerilim hem de rahatlama vardır; yaşanan şeyin ne kadar yakın olduğunu vurgular. Günlük konuşmada, beklenmedik derecede yakın geçen durumlar için sıkça kullanılır.
Mecaz tarafında, sanki bir şeyin eşiğinde durmak gibi bir yakınlık hissi vardır; bu yüzden anlatımı güçlüdür.
Ramak kalmak deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, yarışta ikinci olduğunda kazanmaya ramak kaldığını söyledi. Mehmet de topun direğe çarpmasıyla gol olmasına ramak kaldığını anlattı.