“Şekerin suya mı düştü?” deyimi, birinin ortada ciddi bir neden yokken paniğe kapıldığını ya da gereksiz yere telaşa düştüğünü anlatmak için kullanılır. Durumun sanıldığı kadar vahim olmadığını ima eden bu soru, karşıdakini sakinleştirme amacı taşır.
Deyim, küçük bir sorun karşısında büyük bir heyecana ya da koşturmacaya giren birine yönelik söylenir. Genellikle hafifçe alaycı ama şefkatli bir tonla dile getirilir; asıl mesaj, yaşanan durumun bu denli telaşı hak etmediğidir. İçindeki mecaz da bu düşünceyi destekler: şekerin suya düşüp erimesi üzücü görünse de sonucu telafisiz bir felakete dönüşmez, dolayısıyla bu kadar telaşlanmaya gerek yoktur.
Bu deyim özellikle yakın ilişkilerde, aile içinde ya da samimi arkadaşlar arasında sıkça başvurulan bir ifadedir. Kişiyi hem güldürür hem de durumu soğukkanlılıkla değerlendirmesi için nazikçe uyarır.
Şekerin suya mı düştü? deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, iş görüşmesinin sonucunu beklerken evde volta atıp duruyor, telefona bakıp iç çekiyordu. Annesi gülerek “Şekerin suya mı düştü, otur bir yere biraz” dedi. Kerem kendine geldi ve gereksiz yere heyecanlandığını kabul etti.