Şeytana külahını ters giydirmek deyimi, bir kimsenin son derece kurnaz ve becerikli olduğunu anlatmak için kullanılır. Bu deyimle kastedilen, o kişinin zekâsı ve aklının sıradan ölçülerin çok ötesine geçtiğidir.
Deyimin içindeki mecaz son derece güçlüdür: şeytan, kurnazlığın ve hilenin simgesi sayılır; dolayısıyla şeytanı bile şaşırtıp yanıltabilecek birine bu niteleme yakıştırılır. Genellikle bir iş müzakeresi, rekabet ya da çatışma ortamında rakibini tek hamlede geçen kişiler için kullanılır.
Günlük konuşmalarda bu deyimi zaman zaman hayranlıkla, zaman zaman da hafif bir uyarı niyetiyle duyabilirsiniz. İçinde hem takdir hem de ince bir çekinme hissi barınır; söylenen kişinin zekâsına saygı duyulduğu kadar ondan biraz çekinildiği de anlaşılır.
Şeytana külahını ters giydirmek deyiminin örnek kullanımı:
Elif, tartışmalı arazi davasında rakip avukatı o kadar ustalıklı adımlarla köşeye sıkıştırdı ki mahkemedeki herkes şaşkınlıkla izledi. Yıllarca bu işi yapmış hâkim bile koridorda ‘Bu kadın şeytana külahını ters giydirir’ diyerek takdirini gizleyemedi. Gerçekten de Elif’in kurduğu hukuki tuzak, hiç kimsenin öngöremeyeceği kadar ince planlanmıştı.