Süklüm büklüm deyimi, birinin utanç, çekingenlik ya da mahcubiyet yüzünden kendini toparlayamaz hâle gelmesini anlatır. Böyle durumlarda kişi konuşurken rahat değildir; bakışlarını kaçırır, sesi kısılır, bedeni de adeta içine kapanır.
Bu deyim genellikle bir olaydan sonra sıkılan, yüzü kızaran ya da yaptığı şeyden dolayı zor durumda kalan kişiler için söylenir. Bazen hafif alay, bazen de şefkat taşır. Günlük konuşmada, özellikle birinin utanınca ne kadar büzüşüp çekingenleştiğini anlatmak için kullanılır; mecazlı yapısı da bu kıvrılıp büzülmüş hâli canlı biçimde hissettirir.
Süklüm büklüm deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe, öğretmenin sorusuna hazırlıksız yakalanınca bir anda süklüm büklüm oldu. Mehmet de yanındaki arkadaşına bakıp gülmemeye çalıştı, çünkü onun ne kadar utandığı hemen belli oluyordu.