Uykuda olmak deyimi, bazen bir işin beklemede kalmasını, bazen de birinin etrafındaki gelişmeleri fark etmeden yaşamasını anlatır. Yani hareket etmesi gereken bir konu sessizce yerinde sayıyorsa ya da kişi olan bitene gözünü kapatmış gibiyse bu söz kullanılır.
Genellikle eleştirel bir tonda söylenir; tembellik, ilgisizlik, hazırlıksızlık ya da rehavet hissi taşır. Günlük hayatta bir proje aylarca sonuç vermediğinde, bir ekip toplantılara rağmen ilerleyemediğinde veya biri açık işaretleri görmeyip geciktiğinde duyulur. Mecazın gücü, uykunun dış dünyaya kapanma hâlinden gelir.
Uykuda olmak deyiminin örnek kullanımı:
Ayşe’nin hazırladığı proje, herkesin ilgisizliği yüzünden haftalardır uykuda kalmıştı. Sonunda Mehmet dosyayı yeniden gündeme taşıyınca işler hızlandı ve ekip neyi kaçırdığını fark etti.