Yerini tutmak deyimi, bir nesnenin, kişinin ya da durumun bir diğerinin işlevini veya görevini başarıyla üstlenerek onu tam anlamıyla karşılaması anlamına gelir.
Bu deyim, kaybedilen ya da erişilemeyen bir şeyin bıraktığı boşluğu başka birinin ya da bir şeyin doldurması durumunda kullanılır. Bir yakınımız uzakta olduğunda arkadaşların destek vermesi, tükenmiş bir malzemenin yerine farklı bir ürüne başvurulması ya da deneyimli bir çalışanın ardından gelenin o kişinin bıraktığı pozisyonu doldurması bu deyimin günlük hayatta karşımıza çıktığı durumlara birer örnektir. İkame ne kadar başarılıysa deyim de o ölçüde olumlu anlam taşır; eksiklik hissedildiğinde ise olumsuz bir çağrışımla kullanılır.
Hem nesneler hem de insanlar için kullanılabilen bu deyim, günlük dilde sıkça başvurulan pratik bir anlatım aracıdır.
Yerini tutmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif yurt dışına yerleşince, apartmandaki yaşlı komşuları onu çok özledi; ama aynı katta oturan genç Selin, sık sık kapıyı çalıp hal hatır sorarak bir nebze Elif’in yerini tutmaya çalıştı.