Yerli yerinde deyimi, bir ortamda bulunan her şeyin eksiksiz biçimde ait olduğu konumda, tam da olması gerektiği gibi durduğunu anlatmak için kullanılır. Hiçbir nesnenin ya da unsurun yerinden oynamadığı, düzensizliğe en küçük bir yer açılmadığı durumları tanımlar.
Bu ifadeyi en sık, bir mekânı ya da durumu gözlemleyen biri; gördüğü düzenden duyduğu memnuniyeti dile getirmek istediğinde kullanır. Titizce hazırlanmış bir çalışma ortamı, özenle toparlanmış bir ev ya da kusursuz işleyen bir organizasyon bu deyimin tam karşılığıdır. Söz, çoğunlukla bir beğeni ve onay ifadesi olarak söylenir.
Deyimdeki ‘yer’ sözcüğü yalnızca fiziksel bir konumu değil, bir şeyin işlevsel ve mantıksal açıdan doğru olduğu noktayı da kapsar. Bu nedenle deyim somut nesneler için kullanıldığı kadar, yerinde bir karar ya da tam zamanında söylenmiş bir söz için de rahatlıkla başvurulabilecek bir ifadedir.
Yerli yerinde deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, deprem tatbikatından önce ilkyardım malzemelerini hazırlarken her şeyin yerli yerinde olduğunu görünce bir an duraksadı ve içi rahatladı. Çantadaki pansuman, makas ve ilaçlar tam olması gereken bölmelerdeydi; hiçbir şeyi aramak gerekmeyecekti.