Acısı işine işlemek deyimi, yaşanan bir üzüntünün ya da kaybın insanı yüzeysel biçimde değil, ta içinin derinliklerine kadar etkilemesi anlamına gelir. Çekilen sıkıntı çabucak geçip gitmez; kişinin yüreğine sinerek uzun süre orada durur.
Bu deyim çoğunlukla sevilen birinin yitirilmesi, büyük bir hayal kırıklığı ya da unutulması güç bir olay karşısında söylenir. Tıpkı nemin bir duvara ağır ağır nüfuz etmesi gibi, bu türden acılar da insanın benliğine yerleşir ve kolay kolay silinmez.
Birinin acısının işine işlediğini söylediğimizde, onun bu üzüntüyü gülüp geçeceği sıradan bir şey olarak değil, sessizce ve içten içe taşıdığını anlatmış oluruz. Çoğu zaman böyle bir kişi derdini dışa vurmasa bile onu için için yaşar.
Acısı işine işlemek deyiminin örnek kullanımı:
Elif, yıllardır birlikte vakit geçirdiği dedesini kaybedince günlerce kimseyle doğru dürüst konuşamadı. Cenazenin ardından herkes evine dönmüştü ama onun acısı işine işlemişti; sıradan bir şarkıyı duyduğunda bile gözleri doluveriyordu.