Allak bullak olmak deyimi, bir şeyin ya da birinin içinde bulunduğu durumun alt üst olması, her şeyin birbirine karışması anlamına gelir. Hem somut hem soyut durumlar için kullanılabilir: bir odanın dağılması da allak bullak olmaktır, birinin zihninin ya da duygusal dengesinin sarsılması da.
Bu deyim genellikle beklenmedik bir olay, kötü bir haber ya da ani bir gelişme sonrasında yaşanan kargaşayı anlatmak için kullanılır. İnsanın hem iç dünyası hem de çevresi için söylenebilir; panik, şaşkınlık ve düzensizliğin bir arada hissedildiği anlarda bu ifadeye başvururuz. Sınav haftasında dağılan çalışma planı da, deprem haberini duyan bir ailenin hâli de bu deyimle ifade edilebilir.
Allak bullak olmak deyiminin örnek kullanımı:
Elif sabah erken işe koşturmak için hazırlanırken bir de baktı ki anahtarları kaybolmuş. Bütün çantayı, ceket ceplerim, çekmeceleri alt üst etti; ev allak bullak olmuştu. Sonunda anahtarları buzdolabının üstünde buldu ama iş yerine yine de geç kaldı.