Arada kalmak deyimi, iki kişinin ya da iki tarafın arasını düzeltmeye uğraşırken sıkıntıyı kendi üstüne çekmek anlamına gelir. Kişi iyi niyetle ortamı yumuşatmak ister, fakat sonunda eleştirilen, kırılan ya da zarar gören taraf kendisi olur.
Bu deyim daha çok aile içinde, arkadaş çevresinde ya da iş yerinde çıkan anlaşmazlıklarda kullanılır. Birbirine küsen insanları barıştırmaya çalışan biri, farkında olmadan her iki tarafın da tepkisini üzerine alabilir. Buradaki durum, başkasının sorununu çözmek isterken kendi huzurunu kaçırmaktır. Bu yüzden deyim, iyi niyetin her zaman kolay sonuç vermediğini de hatırlatır.
Arada kalmak deyiminin örnek kullanımı:
Merve, küsen iki arkadaşını barıştırmak için saatlerce konuştu. Ama sonunda ikisi de ona darıldı, o da arada kalmış oldu. Eve dönerken iyilik yapayım derken kendini yorduğunu düşündü.