Ayağını kesmek deyimi, iki farklı anlamda kullanılır: bir kişinin eskiden sık sık gittiği bir yere artık uğramaması ya da birinin belirli bir mekâna gitmesinin önünün kesilmesi anlamına gelir.
Deyim, çoğunlukla alınan bir kırıklık, yaşanan bir anlaşmazlık veya verilen bir karar sonucunda bir yerle bağın koparılmasını anlatır. Sık sık ziyaret edilen bir ev, iş yeri ya da mahalle bu bağlamda söz konusu olabilir. Öte yandan birini bir yerden uzak tutmak isteyenlerin kasıtlı ya da zorunlu engel oluşturması durumunda da aynı deyime başvurulur.
İçindeki ‘ayak’ mecazı, fiziksel hareketi ve git-gel alışkanlığını simgeler; ayağı kesilmek ise o hareketin durduğunu imgeler biçimde aktarır.
Ayağını kesmek deyiminin örnek kullanımı:
Kerem, komşularıyla yaşadığı sert tartışmanın ardından onların evine ayağını kesti; aradan aylar geçmesine rağmen bir kez bile kapılarına uğramadı. Mehmet ise oğlunun o çevreyle düşüp kalkmasından rahatsız olduğu için bir bahane yaratarak onu o kahveye bir daha uğratmamaya, adeta ayağını kesmek üzere elinden geleni yapmaya çalışıyordu.